biz, fersiz ile çok gezdik çok gezindik, yedik, içtik ve bol bol yürüdük bu şehirde. Yakın zamanda dostum fersiz, bu şehri terk edip yeni sokaklara doğru yol alacak.
ayrılık canımızı sıksa da birlikteliğimizin bakiliğinden emin oluşumuz bizi cesaretlendiriyor. kendisi mardin civarının yemeklerini ve mekanlarını burada anlatır da tadımız tuzumuz da yerine gelir :)
Ankara'da gidip görmediğimiz pek az sokak vardır ancak bizim için Kale ve civarı başkadır. hani sevgilimizi elinden tutup götüreceğimiz o son kale, düşün gerçek olduğu yer. evet, çok abarttım belki ama kelimeler abartmak için, hikayeyi olduğundan farklı anlatmak için sunulmuş bize.
şimdi; biz kale civarını dolaşırken ne yer ne içeriz?
aslında kahvaltı zevkinden bahsetmek isterdim ama bir sonraki yazıya saklıyorum.
ve Ceritoğlu Konağından bahsetmek istiyorum; kale kapısını geçtikten sonra ikinci solda köşede eski bir konak. odaları eski usul döşenmiş, ferah ve rahat bir mekan. saatlerce oturup, sohbet edip film bile izleyebilirsiniz!
burada yiyebileceğiniz iki güzel önerim var;
birincisi ceritoğlu özel mantı. yapan teyze kayserili ancak ankara usulü büyük yapıyor hamuru ve içinde bol kıyma. üzerindeki sos ise biraz farklı bir tat veriyor. en önemlisi yoğurt üstüne döküyor sosu. ikisini birbirine karıştırmıyor. yani ankara makarna- kayseri mantı karışımı bir şey olarak düşünebiliriz.
ikincisi; ceritoğlu gözleme. içinde ceviz ve bal var. tatlı gözleme. denemeden çıkmayın derim.
konağın sahibi hoş bir abi var iki laf atıp sohbet edin, tavla oynuyorlarsa şans dileyin.
afiyet olsun, iyi gezmeler.
